Gülse Birsel
Kendini seven kadının internetteki adresi : Kadın Portal'dasınız!
Pakize Suda
NASIL sevgililer, arkadaşlar geçip gidiyorsa insanın hayatından...
Dönem dönem nasıl değişiyorsa yakınımızdakiler...
Sözcükler de dilimizden geçip gidiyor.
Kimi yerine yenisini bırakıyor giderken, kimi öylece gidiyor.
Kimini akıp giden zaman alıp götürüyor, kimi bizdeki zamanla bağdaşamıyor.
Kimi temelli gitmiş gibi, kimi tekrar çıkıp geliveriyor.
"Kuruş" mesela... Uzun yıllar sonra dönüp geldi.
Geçen gün düşündüm ne zamandır "akordeon" demediğimi...
Çoluk çocuğunuz yoksa eğer yahut veresiye veren bakkal değilseniz benim gibi siz de "defter" dememiş olabilirsiniz uzun zamandır.
Öğrencilik yıllarında dilimizden düşmezdi oysa. "Kareli defter" demesek "Harita metod defteri"ni anardık.
Hangi ders için kaç ortalı "defter" almamız gerektiğini yazdırırdı öğretmen "defter"imize.
Defter-kitap... Ayrılmaz ikiliydi onlar.
Kitap kaldı, "defter" gitti.
Daha bir sürü sözcük...
Kimi okulla bitti, kimi çocuklukla.
"Tırmık" mesela.
Yok, "kedi çiziği" değil, "tarım aleti" olan. Çocukluğumuzda, daha dilimiz tam dönmezken, kovayla küreğin yanında kimbilir kaç kez "tırmık" da demişizdir.
Hepsi bir yana... En acıklısı bir gün "anne", "baba" diyememektir.
*
Kimi sözcükler de aklımızdadır... Gözümüzün önünde... Ama dilimize düştüğü azdır.
"Kuş" mesela.
Tamam, seviyorsunuz, hatta pencerenin önüne ekmek ufalıyorsunuz onun için. Ama adının geçtiği cümlenin sizdeki son tarihi ne?
Biliyorum, en son "Kuşum Aydın" dediniz!
Peki "krizantem"e alışık mı diliniz?
Ya "suna"ya?
"Paşa" tamam da "paşa çadırı"na?
Hani çoğumuzun 300 sözcükle konuştuğunu söyler durur ya kimi entelektüeller...
Ama biraz da "hayat"la ilgili değil midir bu?
Yaşadığın ülkeyle?
Ülken seni "derin" ama "dar" meselelere mahkûm ettiyse?..
Konu "fakir" olunca dil "zengin" olsa ne olur!
Savcı, yargı, Ergenekon, darbe, hapis, ceza, suikast, subay, gözaltı, paşa, soruşturma, belge, iddianame.
300 sözcük bile çok aslında.
30 yeter.
Hem bırakalım "kuru" kalsın, hak etmiyor "beslenme"yi.
*
Sözcükler önemlidir.
Hangilerinin hüküm sürdüğünden "şıp" diye anlarsınız...
Sahibinin kimliğini, kişiliğini...
Zamanı, ülkenin şartlarını...
Hatta bir cümle oluşturmaları da gerekmez, tek başına "belge"dir her biri.
MIŞ/MUŞ
* Oyuncu Begüm Kütük, "Bardan aşk çıkmaz" demiş.
Fakat "çıkartma gayreti"nin müdavimlerin seks hayatına getirdiği canlılık inkâr edilemez!
* Uluslararası kredi derecelendirme kurulu, Türkiye’nin kredi notunu yükseltmiş.
Matematikten geçtik ancak "hal ve gidiş" sıfır!
* Ata Demirer "Kadında ten uyumu ararım" demiş.
Uydu mu uymadı mı anlamak biraz uzun sürer herhalde; Türkiye’nin yüzölçümü kadar ten var Ata’da!